Yaş: 6 Yer: Ataköy 5.Kısım
Dünya yok oluyor...
Aslıdandünya değil isnanlar yok oluyor...
Hem de teker teker...
İnsan nüfusu azalıyor.
Kırmızı dijital bir sayaç var insan nüfusunu gösteren... sayaç sürekli geriye doğru düşerken insanlar kendilerini ölümden korumak için güvenlik sistemleri sağlıklı yaşam programları uygulamaya çalışıyor.
Ama sayaç düşmeye devam ediyordu.
İnsanların ölmesi bir türlü açıklanamıyor.
Sayaç ise önce milyarlardan milyonlara sonra binlere ensonunda yüzlere gelirken yavaşlamaktadır.
Son 10 kişi korku içindedir.
Aralarından biri de ben olmalıyım çünkü ödüm patlıyordu.
Sayaç 3 2 1 oldu ve ekranım karardı.
Sonsuz karanlık ve hiçlik duygusunu asla unutamam.
Bu yokluktan vücudu olmayan bir el peydah oldu... elinde bi kalem vardı.
Kalem yavaşça bu boşluğa önceleri anlayamadığım bir şeyler çiziyor ve hiçliği dolduruyordu.
Çizdiği şey önceleri anlamsız renklerden bir bulamaçken yavaşça tanıdığım şeylere dönüştü.
İnsan iç organlarını çiziyordu.
İskelet, kaslar, damarlar, sindirim, boşaltım, üreme organları (6 Yaşımda olduğumu tekrar hatırlatırım)
Gözümün önünde yavaş yavaş insan oluşuyordu. Ve tam o anda yoklukta bi kadın sesi yankılandı... Şöyle diyordu:
"İnsan yok olmaz sadece ölür..."
Hayatımda duyduğum en güzel sesti ve buyaşıma kadar bir benzerini işitmedim.